Türk Hava Kuvvetleri

'Askerlerimize Özel' forumunda İKRA tarafından 21 Nisan 2014 tarihinde açılan konu

  1. İKRA

    İKRA ..

    Katılım:
    3 Mayıs 2011
    Mesaj:
    43,686
    Ödül Puanları:
    38
    abd hava kuvvetleri uçak sayısı türk hava kuvvetleri ne zaman kuruldu israil uçak sayısı israil envanteri konya harp okulu

    Türk Hava Kuvvetleri



    KURULUŞ YILLARI

    Dünyanın ilk askeri havacılık teşkilatlarından biri olan Türk Hava Kuvvetlerinin tarihçesi, 1909 yılına kadar uzanmaktadır.Türk ordusunda havacılıkla ilgili ilk çalışmalara 1909 yılında başlanmış, 1910 yılında bu çalışmalar geliştirilmiş ve Avrupa'ya bir inceleme kurulu, Paris'te toplanan Uluslararası Havacılık Konferansı'na da bir heyet gönderilmiştir. 1910 yılı sonlarına doğru ise, artık Türk Ordusu'nda havacılık konusunda kesin karar verilmiş ve havacı personel yetiştirilmek üzere birkaç subayın Avrupa'ya eğitime gönderilmesi öngörülmüştür. Ancak, Türk Ordusu'nun yüksek komuta katında havacılık alanında alınan bu önemli karara rağmen, ülkenin o tarihlerde içinde bulunduğu mali zorluklar nedeniyle gerekli ödenek bulunamamış ve 1910 yılında bu emrin gereği yerine getirilememiştir.

    Milli savunma bakımından, havacılığın gelecekteki önemini gören Harbiye Bakanı Mahmut Şevket Paşa, konuyla yakından ilgilenmeye devam etmiş ve 28 Haziran 1911'de yapılan sınavda en yüksek notu alan Süvari Yüzbaşı Fesa ile İstihkam Teğmen Yusuf Kenan Beyler, uçuş eğitimi için Temmuz 1911'de Fransa'daki Bleriot Fabrikası'nın uçuş okuluna gönderilmiştir.Bu gelişmelerin olduğu sıralarda yani 1911 yılında, Kurmay Yarbay Süreyya (İlmen) Bey, havacılık teşkilatını kurmakla görevlendirilmiş ve Türk Ordusunun ilk resmi havacılık kuruluşu da, Harbiye Bakanlığı Fen Kıtaları Müstahkem Genel Müfettişliğinin 2 inci şubesi bünyesinde "Havacılık Komisyonu" adıyla 1911 yılında faaliyete geçirilmiştir.

    Böylece, günümüzdeki modern ve ileri teknolojiye sahip olan havacılığın ilk temeli olarak kabul edilen, 17 Aralık 1903 tarihinde Wilbur ve Orwille Wright kardeşlerin ilk motorlu uçağı sembolik anlamda da olsa havalandırmayı başarmalarından sekiz yıl sonra ve 1909-1912 yılları arası askeri havacılık teşkilatlarını kuran ABD, Fransa, İngiltere, Almanya, İtalya, Avusturya ve Rusya ile hemen hemen aynı yıllarda Türk askeri havacılık teşkilatı da dünya havacılık teşkilatlarının ilk sıralarında yerini almıştır

    1911 - 1918 YILLARI ARASINDA TÜRK HAVA KUVVETLERİ

    21 Şubat 1912'de Yüzbaşı Fesa Bey uçuş eğitimini başarıyla bitirmiş ve Fransızların 780 inci, Türk Ordusunun da 1 nolu brövesini, Yusuf Kenan Bey ise Fransızların 797 inci brövesini alarak yurda dönmüştür. Aynı yıl, 8 Türk subayı daha Fransa'ya uçuş eğitimine gönderilmiştir. Böylece, 1912 yılı başlarında Türk Ordusu ilk pilotlarına ve ilk uçaklarına kavuşmuş, 3 Temmuz 1912'de de Yeşilköy'de (İstanbul) Hava Okulunun (uçuş okulu) açılmasıyla Türk Ordusu, uçucu subaylarını ülkesinde yetiştirmeye başlamıştır. Türk askeri havacılığının gelişmesinde ve güçlenmesinde en önemli aşamalardan birisi olan Hava Okulu'nun açılmasından sonra Türk Ordusu'nda havacılık çalışmaları hızlanmış, personel sayısı çoğalmış ve kısa zaman içerisinde birliklerde hava bölükleri (tayyare bölükleri) kurularak havacılar aktif kıt'a görevi yapmaya başlamışlardır.
    1912-1913 Balkan Savaşı'nın birinci safhasında, henüz yeterli seviyede tecrübe kazanmamış olan Türk havacıları arzu edilen şekilde başarı gösterememiş, ikinci safhasında ise büyük başarılar elde etmişlerdir.



    Balkan Savaşı'nın sona ermesiyle, Türk havacılığının ıslahı ve geliştirilmesine başlanmıştır. Bu çalışmaların paralelinde yeni uçaklar alınmış ve Haziran 1914'de Yeşilköy'de Deniz Hava Okulu (Bahriye Tayyare Mektebi) kurulmuştur.
    1914 yılında hava kuvveti Kıtaatı Mevaki-i Müstahkeme Müfettişliği emrinden alınmış ve Muhabere ve Muvasala Şubesi'ne bağlanarak "Teşkilat-ı Havaiye Müfettişliği" adını almıştır.1914 yılında 1 nci Dünya Savaşı'nın başlamasıyla ıslahat ve geliştirme çalışmaları durmuştur. Müteakiben, 1915 yılında bir kısım Alman havacı personel Türk Hava Kuvvetlerine gelmiş, bir kısım Türk havacısı da Almanya'ya uçuş eğitimine gönderilmiştir. 1915 yılı sona ermeden tayyare miktarı çoğalması sebebiyle genel karargah emrinde 13 ncü Sahra Seyri Havaiye Şubesi kurularak havacılık işleri buraya verildi. Kasım ayında da 13 ncü şubenin adı "Umur-u Havaiye Müfettişliği" olmuştur.
    15 Şubat 1915 tarihinde müfettişlikten başka Harbiye Dairesi Dokuzuncu (havacılık işleri) Umur-u Havaiye şubesi kurulmuş ikmal ve tedarik işleri bu şubeye verilmiştir.
    Türk Hava Kuvvetleri bu dönemde, Hava Okulu, Hava (tayyare) İstasyonları, Hava (tayyare) Bölükleri, Sabit Balon Bölükleri, Uçaksavar topçu birlikleri ve Meteoroloji İstasyonları şeklinde teşkilatlanmıştır. Deniz hava bölükleri (deniz tayyare bölükleri) ve Deniz Hava Okulu da Bahriye Bakanlığı kuruluşunda görev yapmıştır.
    16 Mayıs 1916 tarihinde yapılan bir değişiklikle, kara ve deniz havacılığı, Genel Karargah (başkomutanlık) Havacılık İşleri Müfettişliği ve 9 ncu Umuru Havaiye Müfettişliği emrinde birleştirilmiştir. Ayrıca, bu dönemdeki teşkilatlanmanın ana gücünü oluşturan hava (tayyare) bölüklerinin bazılarında, sadece Türk havacı personeli, bazılarında ise Türk ve Alman havacı personeli müştereken görevlendirilmiş, bölüklerin taktik sevk ve idareleri de emrine verildiği ordulara bırakılmıştır.
    1 nci Dünya Savaşı döneminde Türk Hava Kuvvetleri, yukarıda belirtilen yapısıyla, Galiçya'dan, Yemen'e, Kafkasya'ya kadar çok geniş bir alanda ve değişik cephelerde savaşa katılmıştır.
    29 Temmuz 1918'de (Umuru Havaiye Müfettişliği) Havacılık İşleri Müfettişliği ismi, Hava Kuvvetleri Genel Müfettişliği (Kuva-yı Havaiye Müfettişliği) olarak değiştirilmiş ve yeniden teşkilatlanmaya başlanmıştır. Ancak,


    bu tarihten kısa bir süre sonra, Osmanlı İmparatorluğu'nun 1 nci Dünya Savaşı'nda yenilgiyi kabul etmesi ve 30 Ekim 1918'de Mondros Mütarekesi'nin imzalanması üzerine, itilaf devletleri tarafından başta İstanbul olmak üzere ülke işgal edilmiş ve bu tarihten itibaren de Türk askeri havacılığında yeni bir döneme girilmiştir.


    alıntı



     

Bu Sayfayı Paylaş