Oğuz BAL Şiirleri / Sözleri

'Şairlerden Şiir Arşivleri' forumunda Karen tarafından 19 Haziran 2013 tarihinde açılan konu

  1. Karen

    Karen <img src="http://i.hizliresim.com/KnRDml.gif" /></

    Katılım:
    13 Mart 2013
    Mesaj:
    1,291
    Ödül Puanları:
    36
    Meslek:
    Öğretmen
    Şehir:
    Şükrü Saracoğlu
    Oğuz Bal
    Temmuz 1983 Antalya doğumlu. Erciyes Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümü mezunu. 8 yaşından bu yana oyunculuk yapıyor(du), şu an sahneyi çok özlüyor.2001-2005 yılları arasında zamanda Kayseri Büyükşehir Belediye Konservatuarı’nda oyunculuk eğitimi aldı. 2005 yılından beri de Akdeniz Üniversitesi’nde İngilizce Okutmanı olarak çalışıyor.


    Yukarıdaki klasik ve sıkıcı özgeçmişin ardından sıra geldi “Aslında kimdir bu adam?” sorusunun cevabına.



    “Herkes kendine sormuştur hayatının bir kaç saniyesinde bile olsa. “Kimim ben?” ya da İbrahim Tatlıses’in isyankar zamanlarına dair şarkısından esinlenerek “Allah’ım bu dünyaya ben niye geldim?” diye. Laf aramızda ben o şarkıyı Tanju Okan’dan dinlemeyi daha çok severim, neyse. Kendinizi, “Dünya’nın kendi yükü kendine yetmezmiş gibi bir de bana katlanmak zorunda kalıyor garibim” dediğiniz anlarda yakaladığınız oluyordur zaman zaman. Yaşınız kaç olursa olsun “ben hiç isyan etmedim arkadaş!” diyemezsiniz çünkü kaderinden mutlak memnun kimse yoktur. Kaderinden mutlak memnun insanlar varsa eğer, etrafında oldukça mutsuz insanlar vardır farkında olmadığı. Mutlu ve mutsuz arasında ince bir çizgi vardır aslında, tıpkı şiirler gibi. Ki sanırım insanlar da şiirler gibidir; mutlu şiirler vardır “seni seviyorum’lu, iyi ki varsın’lı” ve mutsuz şiirler vardır “lanet olsun’lu,s.ktir git’li”… Diyeceğim o ki ben yapıtaşı mutlu ve mutsuz şiirlerden oluşan bir garip insan yavrusuyum.
    Temmuz’un 27’sinde, Antalya sıcağının bağrında Dünya’dan önce anneme eziyet olarak gelmişim hayata… Hoş şimdi anneme sorsanız “iyi ki doğurmuşum,aman da kuzuma” vb. laflar duyarsınız. Anadır işte yaşınız kaç olursa olsun içgüdüsel olarak sever, ne de olsa kuzguna yavrusu şahin görünür. Bu arada üşenmedim araştırdım şahinin Latincesi, “buteo buteo”ymuş. Japonca alo demek gibi iki kelime;moshi moshi. Sen güzelim kuşa buteo buteo adını koy, biz Türkler arabaya şahin diyelim, yanlayalım lastik yakalım falan. İnsanoğlu çeşit, çeşit işte. Neyse ne diyordum?
    Hah kendimden bahsediyordum. İnsanın kendisinden bahsetmeye çalışırken anlatacak çok şeyi olmasına rağmen tıkanıklık yaşaması ne ilginçtir. Trak yemek gibi yani, koskoca hayatınızı ezbere bilirsiniz ama bir yerde “çinnnng” bir ses,bir uğultu “ben nerdeyim,burası neresi? “. “Aslan gibi adamdı inme indi garibe” derler. Ek bir bilgi daha son Anadolu aslanı 1890 yılında vurulmuş. Konu yine dağıldı, farkındayım hemen toparlıyorum…
    Akıl baliğ olmaya başladığımdan beri, 8 yaş, tiyatro yapıyorum. Tiyatro’m;ekmeğim,suyum,ömürlük sevdam… Hey gidinin gidisi, insan işe güce, ekmek parası kazanma derdine girince çok sevdiklerinden de ayrılabiliyormuş. İnceden gönderme yaptım yalnız. Onca yıl tiyatronun içinde olunca “gözlem yapmak” gibi bir alışkanlığınız oluyor ve ister istemez empati sizin evin arka kapısı oluveriyor. Hal böyleyken –mış gibi yapıyorsunuz, seviyormuş gibi de bunların içine dahil oluyor. Ama gel zaman git zaman birini seviyorsunuz, sonra seve seve aşık oluyorsunuz. O zaman bulutların üzerinde olduğunuzu hissediyorsunuz. Bu durum mutluluktan değil, ayaklarınızın yere basmadığının, mantıklı kararlar alamadığınızın farkında olmakla ilgili bir halet-i ruhiyedir. Gözleri ne güzel diyorsunuz, sonra saçları, elleri, dudakları, kokusu derken bir bakmışsınız sizdeki bunca maddesel olgu hayale dönüşüveriyor çünkü sizin o sayıkladığınız insan yavrusu sizin kollarınızdan uçup gidiyor. Ya sonra? Şiir yazıyorsunuz elbette. Küfrediyorsunuz ya da. Şiir yazmak acizliktir çünkü keşkeler üzerine kurulu bir ütopyanın baş kahramanı olursunuz dize dize. Yalnız kalınca ailenize sarılıyorsunuz, hala aile denilecek bir yapıya sahipseniz eğer. Şükür ki ben böyle anlarda önce onlara sarılabiliyorum, sarılabilecek bir ailem var yani hala.
    Aile demişken, beni bir film olarak düşünün,düşünün ve size yayında ve yapımda emeği geçen iki kişiden bahsedeyim biraz da…
    Uzun yol şoförüydü babam. Aklımın flu olduğu zamanlarda hikayeler anlatırdı bana.Yol hikayeleri...İnsanlar anlatırdı irili ufaklı, şerefli şerefsiz. "Silah çıkınca değil para çıkınca bozuldu mertlik" der ve parayı icat edenleri hayırla anmazdı hiç. Her defasında "Lidya'lılar" baba diyerek hatırlatmaya çalıştıysam da de "Onlar kim?" derdi,"neyse s.ktir et şerefsizleri" deyip kapatırdım konuyu. Dilin kemiği yoktu işte. Ve "memleket" derdi babam, "memleket ana kucağıdır, gurbetse el ocağı. İnsanoğlu doğduğundan beri yolcudur.Kaderse alengirli bir yol gitmekle yükümlü olduğumuz. Yollar gitmeyle tükenmez ama insan sevilmeyince tükenir" derdi babam. Küçüktüm henüz anlamazdım çünkü ben o zamanlar sadece anneme aşıktım.


    Ve annem... Öğretmen okulunun son senesinde babamın o bilindik Türk filmi repliğini, "evinin kadını, çocuklarının anası olacaksın", zikretmesi yüzünden okulu bırakıp evlenmiş babamla. İçinde hep ukdedir bu yüzden her 24 Kasım... Aslında Freud'un ne düşündüğü umurumda bile değil, hatta babamı kıskanmak yerine "aferin" bile diyorum ona gururla. Osmanlı kadındır çünkü annem, tokadını değil de terliğini çok yemişliğim oldu vakti zamanında. Hani askere gitseydi eminim keskin nişancı olurdu, neyse... Türk filmlerini sever valide sultan ve oturup ağlamayı aynı zamanda. Bize anlatmazdı ama bilirdim içinin dolu olduğunu. Ne hikmetse ben de oturup dizlerinin dibinde onunla ağlardım, analar ağlamamalıydı çünkü öyle söylemişti bir amca, televizyonda bir şehit haberini duyururken…


    Şu an belki de bunca şeyi neden yazdı yahu bu adam diyeceksiniz? Okuduğunuz yazıların sahibi olan, kiminin sövdüğü kiminin sevdiği adamı az buçuk tanıyın isteyim çok detaya girmeden. İyi mi ettim, kötü mü ettim bilmiyorum ama yaptım oldu işte. Saygı ve sevgiyle…”
     
  2. Karen

    Karen <img src="http://i.hizliresim.com/KnRDml.gif" /></

    Katılım:
    13 Mart 2013
    Mesaj:
    1,291
    Ödül Puanları:
    36
    Meslek:
    Öğretmen
    Şehir:
    Şükrü Saracoğlu
    Sonra üç kere "helal olsun" dedi cemaat, sonuçta kusursuz bir terk edişti seninki.

    Oğuz BAL
     
  3. Karen

    Karen <img src="http://i.hizliresim.com/KnRDml.gif" /></

    Katılım:
    13 Mart 2013
    Mesaj:
    1,291
    Ödül Puanları:
    36
    Meslek:
    Öğretmen
    Şehir:
    Şükrü Saracoğlu
    Senden sonra çok değiştim ben, yalnızım mesela...

    Oğuz BAL
     
  4. Karen

    Karen <img src="http://i.hizliresim.com/KnRDml.gif" /></

    Katılım:
    13 Mart 2013
    Mesaj:
    1,291
    Ödül Puanları:
    36
    Meslek:
    Öğretmen
    Şehir:
    Şükrü Saracoğlu
    Seni anlatmaya hep hikayenin sonundan başladım. "Gitti" dedim, geri kalanını merak etmediler zaten.

    Oğuz BAL


     
  5. Karen

    Karen <img src="http://i.hizliresim.com/KnRDml.gif" /></

    Katılım:
    13 Mart 2013
    Mesaj:
    1,291
    Ödül Puanları:
    36
    Meslek:
    Öğretmen
    Şehir:
    Şükrü Saracoğlu
    "Aklından bir sayı tut" dediklerinde bile unutuyorum o sayıyı, bir kadını mı unutamayacağım yani?

    Bu arada 7 ..

    Oğuz BAL
     
  6. Karen

    Karen <img src="http://i.hizliresim.com/KnRDml.gif" /></

    Katılım:
    13 Mart 2013
    Mesaj:
    1,291
    Ödül Puanları:
    36
    Meslek:
    Öğretmen
    Şehir:
    Şükrü Saracoğlu
    Biz şu an seninle, belki de farklı şehirlerde yaşayan ama aynı bebeğe "kızım" diyecek iki insanız ve henüz karşılaşmadık. Ne kadar bekleyeceğimi bilmiyorum fakat bildiğim tek şey var lütfen ufaklığın gözleri sana benzesin.

    Oğuz BAL
     
  7. Karen

    Karen <img src="http://i.hizliresim.com/KnRDml.gif" /></

    Katılım:
    13 Mart 2013
    Mesaj:
    1,291
    Ödül Puanları:
    36
    Meslek:
    Öğretmen
    Şehir:
    Şükrü Saracoğlu
    Çok güzelsin ve çok tanıdık yüzün... Daha önce öldürmüş müydün beni?

    Oğuz BAL
     
  8. Karen

    Karen <img src="http://i.hizliresim.com/KnRDml.gif" /></

    Katılım:
    13 Mart 2013
    Mesaj:
    1,291
    Ödül Puanları:
    36
    Meslek:
    Öğretmen
    Şehir:
    Şükrü Saracoğlu
    Korkma bana aşık olmaktan ya da bir gün çekip gitmekten. Çünkü kalbimdeki hiç bir cesedi sahipsiz bırakmadım ben!

    Oğuz BAL
     
  9. Karen

    Karen <img src="http://i.hizliresim.com/KnRDml.gif" /></

    Katılım:
    13 Mart 2013
    Mesaj:
    1,291
    Ödül Puanları:
    36
    Meslek:
    Öğretmen
    Şehir:
    Şükrü Saracoğlu
    Bazen bütün yalnızlıklar amacını aşıyormuş gibi geliyor bana…

    Banyo aynasının yanında tek başına duran diş fırçası,
    ortasından sıkılmış diş macunu tüpü,
    televizyon kumandasının kopup kaybolmuş açma kapama düğmesi
    ....

    .....
    Oğuz Bal
     
  10. Karen

    Karen <img src="http://i.hizliresim.com/KnRDml.gif" /></

    Katılım:
    13 Mart 2013
    Mesaj:
    1,291
    Ödül Puanları:
    36
    Meslek:
    Öğretmen
    Şehir:
    Şükrü Saracoğlu

    • Her şey anne sütüyle başladı, sonra aslan sütüyle devam etti bazıları için.
      Yani, kadınlar hayatımız boyunca içmemize sebep olan varlıklardı...

      Oğuz BAL




     
  11. Karen

    Karen <img src="http://i.hizliresim.com/KnRDml.gif" /></

    Katılım:
    13 Mart 2013
    Mesaj:
    1,291
    Ödül Puanları:
    36
    Meslek:
    Öğretmen
    Şehir:
    Şükrü Saracoğlu
    Aslında pek birbirlerinden farkı yoktur insanların, sadece bazıları bir kaç boy daha büyük terk edilir. Hepsi bu.

    Oğuz BAL
     
  12. Karen

    Karen <img src="http://i.hizliresim.com/KnRDml.gif" /></

    Katılım:
    13 Mart 2013
    Mesaj:
    1,291
    Ödül Puanları:
    36
    Meslek:
    Öğretmen
    Şehir:
    Şükrü Saracoğlu
    Sorun mesafelerde değil, bir otobüs ya da uçak biletine bakar her şey. Sorun sizi sevmiyor olmaları...

    Oğuz BAL
     
  13. Karen

    Karen <img src="http://i.hizliresim.com/KnRDml.gif" /></

    Katılım:
    13 Mart 2013
    Mesaj:
    1,291
    Ödül Puanları:
    36
    Meslek:
    Öğretmen
    Şehir:
    Şükrü Saracoğlu
    "Evde bütün yastık kılıfları yumuşatıcı kokuyor, sen değil. Sana ait ne varsa attım çöpe; diş fırçanı, duş jelini, üzerinde saç tellerin olan tokaları, doğum gününde aldığım parfümü...Bir iki parça kıyafetin vardı onları da komşunun kızına verdim sevabına. Önceden, her gün onu senmişsin gibi görmek koyuyordu, Allah'tan onlar da taşındılar geçen hafta. Neyse, fotoğraflarımızı küçük küçük parçalara ayırıp yaktım. Tenini unuttum, hatta dün bir başkasıyla seviştim. Hem Sezen bile Vazgeçti, ben neden vazgeçmeyeyim ki?" diyebilseydim keşke. Başlarım şarkılara, dön geri.

    Oğuz Bal

     
  14. Karen

    Karen <img src="http://i.hizliresim.com/KnRDml.gif" /></

    Katılım:
    13 Mart 2013
    Mesaj:
    1,291
    Ödül Puanları:
    36
    Meslek:
    Öğretmen
    Şehir:
    Şükrü Saracoğlu
    Bir şey beklediğiniz gibi olmuyorsa, beklediğiniz gibi olsun diye beklemeyin.

    Oğuz BAL


     
  15. Karen

    Karen <img src="http://i.hizliresim.com/KnRDml.gif" /></

    Katılım:
    13 Mart 2013
    Mesaj:
    1,291
    Ödül Puanları:
    36
    Meslek:
    Öğretmen
    Şehir:
    Şükrü Saracoğlu
    Gecenin bu saatinde bir telefon gelse mesela, tanıdık bir "alo" çarpsa kulaklarıma ve sonra titrek bir "merhaba"... Ben tanıyamasam sesini önce, birkaç saniye sonra "hasstir" desem, içimden. "Nasılsın"laşsak aynı anda, sonra gülsek, hala gülebildiğimizin farkına varsak... Arkadan bir bebek sesi gelse ağlamaklı o senin kızın olsa ve bana hiç benzemese..."Kapatmam gerek" desen, ve gitsen,yine... Ben o vakit ölsem, ölsem ve sen hep gülsen...

    Oğuz BAL
     
  16. Karen

    Karen <img src="http://i.hizliresim.com/KnRDml.gif" /></

    Katılım:
    13 Mart 2013
    Mesaj:
    1,291
    Ödül Puanları:
    36
    Meslek:
    Öğretmen
    Şehir:
    Şükrü Saracoğlu
    Anadan doğma entellektüel bile olsa bir kadın, ya da erkek bir kere terk edilsin yeter.
    Bütün o fularlı zihniyet, yabancı edebiyat okuma takıntısı ya da ağız dolusu söylenen aşırı dozda sosyalist söylemlerin yerini "Bir kulunu çok sevdim, o beni hiç sevmiyor" alır.

    Oğuz BAL
     
  17. Karen

    Karen <img src="http://i.hizliresim.com/KnRDml.gif" /></

    Katılım:
    13 Mart 2013
    Mesaj:
    1,291
    Ödül Puanları:
    36
    Meslek:
    Öğretmen
    Şehir:
    Şükrü Saracoğlu
    • Kahve falı baktırıp gelmeni bekleyen o aptal adamlardanım.
      "Üç vakte ya da beş vakte kadara gelecek" cümlelerinin o esnek zaman dilimlerinde, hayatta verdiğim sigara molalarında çürütüyorum kendimi .
      Bir otobana dönen hayatımda, gerekli,gereksiz onlarca kadının ayaklarının altında bir kedi ya da köpek gibi ezilen umutlarımın leşlerini kaldırıp kenara koyuyorum.
      Çırılçıplak yalnızım ayrıca hala.
      Neden mi yazıyorum bunları? ’Nasılsın?’ diye sormasan da nasılım bilmeni istedim”

      Oğuz BAL
     
  18. Karen

    Karen <img src="http://i.hizliresim.com/KnRDml.gif" /></

    Katılım:
    13 Mart 2013
    Mesaj:
    1,291
    Ödül Puanları:
    36
    Meslek:
    Öğretmen
    Şehir:
    Şükrü Saracoğlu
    Mutluluk grip gibidir. Elbet geçer.

    Oğuz BAL
     
  19. Karen

    Karen <img src="http://i.hizliresim.com/KnRDml.gif" /></

    Katılım:
    13 Mart 2013
    Mesaj:
    1,291
    Ödül Puanları:
    36
    Meslek:
    Öğretmen
    Şehir:
    Şükrü Saracoğlu
    Sen gülünce, seni seviyorum kere seviyorum.
    O zaman hep nefret ettiğim matematikten intikamımı alıyorum.
    Sırf bu yüzden teşekkür ederim.

    Oğuz BAL
     
  20. Karen

    Karen <img src="http://i.hizliresim.com/KnRDml.gif" /></

    Katılım:
    13 Mart 2013
    Mesaj:
    1,291
    Ödül Puanları:
    36
    Meslek:
    Öğretmen
    Şehir:
    Şükrü Saracoğlu
    Seni özlüyorum.
    Sonra başka biri senin yerini doldurmak için giriyor hayatıma, bu kez seni daha fazla özlemeye başlıyorum.

    Oğuz BAL
     

Bu Sayfayı Paylaş