- Kahraman Tazeoğlu Fun Club -

'Fun Club ve Birlikler' forumunda -JоphiєL- tarafından 4 Ağustos 2011 tarihinde açılan konu

  1. RÜZGAR

    RÜZGAR <b> Aşık olmak Ölümden zordu.Çünkü,ölümden öte köy

    Katılım:
    29 Mart 2011
    Mesaj:
    45,150
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    İstanbul
    Evet Bu iki oldu :):p
     
  2. AFiLi

    AFiLi <b><font face="Comic Sans MS"><font color="plum">d

    Katılım:
    31 Temmuz 2011
    Mesaj:
    1,009
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Öğrenci
    Şehir:
    Mevlana Kenti
    ben de varım ekler misiniz ?
     
  3. -JоphiєL-

    -JоphiєL- <b><font size="1"><font face="Tahoma">TİME HAS BRO

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesaj:
    30,844
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Bilgisayar Programcılığı Öğrencisi
    Şehir:
    İstaивuL
    Tabi,ekliyorum şimdi :)
     
  4. Bahadır

    Bahadır New Member

    Katılım:
    1 Mayıs 2011
    Mesaj:
    1,964
    Ödül Puanları:
    0
    Benide Eklermisin

    Unutmuşum aşkta söylenenleri
    Nasılsını bile bir başkaydı
    Hemen gitme
    Böyle tenhalaşmışım ya
    Durup halini hatırını soruyorum gölgemin
    Sanki yüzgöz olmuşum hüzünlerle
    Kalbim diyorum ellerim çıkıp geliyor
    Kovamıyorum da
    Hemen gitme
    Sana bir yaprak kadar solgunum desem, rüzgar çeler aklımı
    Dallanıp budaklanır içimdeki boşluk
    Bahara karın tokluğuna gelen ağaçlar gibi olurum
    Hemen gitme bu kente bir sokak daha gelse
    Söyle kim arar seni
    Kırılır gülümsemelerin bir bir içime düşer ve
    Bir gülü uyandırıp uygarlığından kırmızılığı ne kadar
    Kim götürür seni
    Ahh neydi ki suçum
    Gençliğimi ve terketmelerini kayırmaktan başka
    Alıp başını gidiyorsun benden
    Hemen gitme
    Sana diyorum bir ağlasam, üşüsem derin bir kuyu gibi
    Omuzlarından başlayıp yıkılsam önüne
    Utanır sevinçlerim insan içine çıkamayan toprak gibi olur
    Hemen gitme
    Anla beni ben bu yalnızlıkla geçinemem
    Geçinemem terkedilmiş bir yürekle
    Ama yinede sen sen herşeysin işte
    Hayata açılan pencerem
    Sevinçlerimi büyüten odalarım
    Hemen gitme
    Terkedilmiş evler gibi olurum
    Hemen gitme.....

    Kahraman Tazeoğlu
     
  5. AFiLi

    AFiLi <b><font face="Comic Sans MS"><font color="plum">d

    Katılım:
    31 Temmuz 2011
    Mesaj:
    1,009
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Öğrenci
    Şehir:
    Mevlana Kenti
    en yaralayıcılardan biri:cansu:
     
  6. AFiLi

    AFiLi <b><font face="Comic Sans MS"><font color="plum">d

    Katılım:
    31 Temmuz 2011
    Mesaj:
    1,009
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Öğrenci
    Şehir:
    Mevlana Kenti
  7. Katre

    Katre <i><font color="#808080"> вιя '∂üş'тüк кιяıℓ∂ıк..

    Katılım:
    2 Haziran 2011
    Mesaj:
    2,638
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    Yükseklerden (:
    benide eklermisiniz :)
     
  8. AFiLi

    AFiLi <b><font face="Comic Sans MS"><font color="plum">d

    Katılım:
    31 Temmuz 2011
    Mesaj:
    1,009
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Öğrenci
    Şehir:
    Mevlana Kenti
  9. -JоphiєL-

    -JоphiєL- <b><font size="1"><font face="Tahoma">TİME HAS BRO

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesaj:
    30,844
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Bilgisayar Programcılığı Öğrencisi
    Şehir:
    İstaивuL

    Tabi,ekliyorum hemen :)


    Tabi ki :t:
     
  10. »YaraĻı♥KaĻP«

    »YaraĻı♥KaĻP« <i><b><font face="Arial">Dünyanın neresnde olursn

    Katılım:
    28 Temmuz 2011
    Mesaj:
    526
    Ödül Puanları:
    0
    KAHRAMAN TAZEOĞLU - BU SONU ÖNCE BEN YAZDIM

     
  11. -JоphiєL-

    -JоphiєL- <b><font size="1"><font face="Tahoma">TİME HAS BRO

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesaj:
    30,844
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Bilgisayar Programcılığı Öğrencisi
    Şehir:
    İstaивuL
    Bana kalbini ver.
    Avuçlarımda tutacağım mayınların yerine.
    Acele giden gece zamanlarında çarpacağım bir duvar emniyetinde gülüşünü ver bana. Düşerken dibe, soluklanacağım ama asla tutmayacağım ellerini ver bana.
    Tercüme edilmemiş öfkeler seyrelsin ömründe.
    Yüksek sesler alçakça dinlenir.
    Bana usul sessizliğini ver.



    Lütuflar karşılık ve karışıklık için sunuluyor hayatın asil isimlerince.
    Adının anlamını ver bana.
    Telaffuzunda özlemlerin dindiği adını ver bana.

    Başkaları, bu aşkı oyalamak için var olur.
    Ne kadar durdururlarsa nefesini, o kadar hızlanırlar.
    Bana kendini ver.
    Her şeyden ayıkladığın kendini…
    En iyi ölüm berbat bir yaşamın kıyısında bekler.
    Seninle gerçeklerin intizamlı duruşunda yalanlar yumağını çözmek için varım.
    Bana gücünü ver.
    Yaralar değil canı yakan. İzin tendeki çirkinliği ve merhemin kabadayı yardımseverliği…
    Yaralarını göster ve bana izlerini ver.

    Günün bütün aynaları beni gösterdi aksinde.
    Baktıkça seni gördüm.
    Bana var oluşunun sırrını ver.
    Günbatımlarında gözümün değdiği yerlere kurul.
    Senden olma güneşlere kamaşsın bakışım.
    Bana zamanını ver.

    Atlardan daha hızlı koş oraya.
    Soluk soluğa kaldıkça koş…
    Yarını ertelediğim geçmişin geçmezliğine inat, vaktinde yetişmek için bana, bir kez olsun yok et geç kalışını ve durmadan koş oraya. Bana verdiklerinle bekliyorum seni. Düşsüz ve sonuna kadar gerçekli bir aşkın içinde…
    Kuşlara takılmasın ayakların.
    Takatini zorla ve koş…
    Oraya… Kent soysuzlarının, aşk eşkıyalarının, gurur kırmak için hendek kazanların, dokunuşun esrarından acizlerin, kontrol edilmeyen sevilerin, intiharla harlanmayan yaşamların olmadığı oraya… Koş…

    Ben bütün gemileri uğurladım. Gitmeyeceğim.
    İçilmiş yeminleri kustum şehrin meydanına.
    Yıldız sağanağına bağır açmış bir yeryüzündeyim.
    Yazılmış sözleri susuyorum.
    Konuşarak, yazılmamışları siliyorum.
    Bana hecelerini ver.
    Yarım kalan öykülerimin noktası olmaktan vazgeç.
    Bana başlangıçlara yeter hevesini ver.

    “Susacak var” edilen bir yemin, sözle tutulamayan.
    Bana yüzünden çizgiler ver, gülüşünle belirginleşen ve hiçbir gamzeye yer açmayan.

    Suya yazılmaktan kurudu kelimeler…
    Bana bir cevap ver!

     
  12. -JоphiєL-

    -JоphiєL- <b><font size="1"><font face="Tahoma">TİME HAS BRO

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesaj:
    30,844
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Bilgisayar Programcılığı Öğrencisi
    Şehir:
    İstaивuL
    Aşkı ayrılıklar yaşatır
    Hadi küs kendini ona
    Sonra kendi içine kus
    Bir şiir kana
    Dilinden susul

    İntihar kurgulu gözlerinde
    Kör bir uçurum var dalgın
    Gölgen kendine dargın
    Ona çığlığın çok ama
    İçin kendinden yorgun

    Bir yağsan ıslanacaksın
    Kanamalı bir düşe
    Eski bir cinneti asacaksın
    Gece kara çalınca yüzüne
    Heybenden intihar çıkaracaksın
    Aşkı ayrılıklar yaşatır
    Kendini biriktirme
    Ayrılacaksın...


     
  13. -JоphiєL-

    -JоphiєL- <b><font size="1"><font face="Tahoma">TİME HAS BRO

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesaj:
    30,844
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Bilgisayar Programcılığı Öğrencisi
    Şehir:
    İstaивuL
    Kimselerin başını bile bilmediği o günlerde
    ayrılık sevgiyi hissettiğim ilk anda korkum oldu
    seni bulup bulup yitirdim düşlerimde
    sonra yeniden buldum yeniden yitirdim
    bende kalacağın bir yarın kurgulayamadım
    sevgiyi ve korkuyu birlikte yaşadım
    bu yüzden bir daha göremeyecekmişim gibi uzun ve derindi bakışlarım
    her yeni buluşma ilki kadar heyecanlıydı ve sensizlik hep seninleydi...

    bu sonu önce ben yazdım
    kimselerin başını bile bilmediği o günlerde
    bilseydin ayrılığa yazgılanmış bir sevgiye açar mıydın yüreğini
    takvimden günleri birer ikişer çalmama
    aylara yıllara yerleşmeme izin verir miydin
    görüyor musun farkında olmadan ne çok şey paylaşmışız seninle

    bu sonu önce ben yazdım
    kimselerin başını bile bilmediği o günlerde
    hayallerin ardından serüvenlere sürüklendik seninle
    hiç görmediğimiz ülkelerde hayatlar kurar evler döşerdik
    kısa vadeler seçerdik hayatlarımızı yenilemeye
    o gün gelmezdi bir türlü
    vade dolmazdı
    birileri çıkar yolumuzu değiştirirdi
    yeni hayaller armağan ederdi bize
    çocuk olur kanardık
    sonuna kadar gidilecek yollar yerine böyle kopuk maceralara tutkunduk
    seviyorduk
    bir yaz gecesi dolunaydı
    bana bakmıştın.
    bende korkularımı yenmiştim
    bizden başka inanacak kimsem kalmamıştı
    yorgunduk kazanmak zorundaydık üstelik
    adımlarımıza güç verecek sağlam zeminlerden yoksunduk
    içimiz bir kararsa bir daha güneşi göremezdik
    birbirimize güvendik, bize aşılmayacak dağ taş kalmadı sandık
    en güzel günlerimizdi o günler

    bu sonu önce ben yazdım
    kimselerin başını bile bilmediği o günlerde
    sonra her şey değişiverdi
    umutlarımızı yitirdik
    kendi ayak izlerimizden yürüdükçe birbirimize
    dostluğun vermiş olduğu lezzeti üretmekten bıkkın
    kışkırtıcı huysuzluklardan medet umduk
    ayrı dünyaları özledik
    kendi peşimizden koştuk başkaları diye
    şimdi şarkılar söylediğimiz birbirimizin gözlerinde eriyip gittiğimiz puslu gecelerin kokusu burnumda tütüyor
    beni beni böyle bir gecede öldürmeliydin
    bir cennetten bir cennete geçmeliydim
    itirazım olmazdı
    sürgünleri bana vermemeliydin.
    Beni beni böyle bir gecede öldürmeliydin
    ayrılık çığlıkları kanımı dondururken
    gemilerimi yakacak çılgınlıklarımı gemleyip
    kendime ve sana en mutlu bölünmeleri vaat etmiştim
    benden armağan olacak bütün bensizlikleri reddettin
    ve ben hiç bilmediğim dokunuşlarınla yüreğimden izlerini kazıdım
    bu sonu önce ben yazdım

     
  14. -JоphiєL-

    -JоphiєL- <b><font size="1"><font face="Tahoma">TİME HAS BRO

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesaj:
    30,844
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Bilgisayar Programcılığı Öğrencisi
    Şehir:
    İstaивuL
    deli dolu geçtik ateş hatlarından
    sevgim korkuyla beraber büyüdü içimde
    sevdikçe korktum
    korktukça daha çok sevdim
    er geç birbirini boğacaktı bu duygular biliyordum
    neden sonra farkına varıyor insan
    ayağına takılan bütün taşları
    yoluna kendi döşediğinin

    senin yarınlara inancın benden yüklüydü
    daha cesaretliydin
    planı çatılmamış yarınlara ektiğin umutlar
    er geç açacaktı biliyordun
    deli sevdalı çocuk ruhumun
    nicelerinin uğruna kıyametler kopardığı
    değersiz değerlere sırt dönmüş güvenli saflığında
    bir sonsuzluk buldun kendine
    ve hayatımızın resimlerini çizdin duvarlarımıza
    sonra birden
    yeşil bir kentte
    ılık bir yaz gecesine astın beni

    sevdalı ömrümün dakikası beş para etmedi
    ödedim
    cümlelerim seni taşımaktan yorgun düştü
    son sözün
    ve son anın efendisi olmaya bilenmiş yüreğine yenildim
    geçmişten nefes alıp geçmişe nefes verdim
    anılar kemirdi yüreğimi
    felç oldu hislerim
    zamanın çoktan dibe çöktüğü kum saatimin belinden
    tek bir saniye bile süzülmüyordu
    ters çevirmeye cesaretim yoktu
    çünkü yeniden başlayacak bir hayatın
    korkağı olmuştum

    aşkların sonrasında hüzün vardır
    ya sen hüznü boğarsın
    ya da hüzün seni boğar
    ama birisi kanatlarını kırarsa eğer
    yaralı kuş rolüne soyunacağına
    yürümeyi denemelisin
    hayata dönmelisin

    bunları düşünebilmek bile kendime dönüşümdü
    ve sonunu infaz ediyordu içimde
    o gece yüreğimden sağ çıksaydın eğer
    ölen ben olurdum
    o gece
    hayatın lekesiz bir anında
    seni intihar ettim
    şimdi katil benim

    artık güncemde bir boşluksun
    yavaş yavaş taze anıların altına gömülüyorsun
    ve sana ait sandığım her şeyin
    aslında benim olduğunu öğreniyorum
    hiçbir duygunun tek ilhamı değilsin
    kendimi keşfettikçe
    seni kaybediyorum
    ve ufkuma sensizliği
    korkusuzca geriyorum


     
  15. -JоphiєL-

    -JоphiєL- <b><font size="1"><font face="Tahoma">TİME HAS BRO

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesaj:
    30,844
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Bilgisayar Programcılığı Öğrencisi
    Şehir:
    İstaивuL
    Her Aşk Katilidir Bir Öncekinin
    rüzgarlı bir tepenin yamacındayım şimdi
    kent suskun
    ve istasyonlar ayrılık için var bu şehirde
    imlası buzuk, üşümüş ve kirli bir çocuk olurum seni düşünürken
    ömrüme iliştirdiğim martı leşleri yamalı bir geçmişi oynar
    imtihanlar ve intiharlar üzerine kurulu hayatlardan
    gecenin en serseri yanını alırım günceme

    durup durup şiirler yazmak yoluna
    yeni bir yaşam biçimim oldu son günlerde
    kendimi sende kalabalık buluşum belki de bundan
    her gece yorganımın altında sakladığım
    kırlangıç sürüleriyle geliyorum sana
    sen uykudayken
    babam her gece ölüyor şimdilerde
    annem nihavent bir çığlık oluyor
    bana en çok sensizlik koyuyor
    sonra babilin asma bahçelerine asıyorum kendimi
    uyanmak için

    eski bir aşkını anlatıyorken bana
    konuştuklarından yapılma bir sessizlik oluyor ağzım
    kaç kez kanıyorum bir bilsen
    (ya da hiç bilmesen)
    sesinin ardında yüzün sessiz bir tabanca gibi duruyor
    kendimi kötü kurulmuş bir cümle sanıyorum
    gece yüklü bir kamyon uykularımı solluyor

    yastığının altında yalnızlığın var biliyorum
    oysa ben senden bir bardak su istedim
    akdeniz değil
    son yalnızı benimdir bu kentin
    istanbul arkamdan gelir
    ey hüznü yüzünde gülücük diye taşıyan kız
    hep kendine mi saklarsın çocukluğunu

    ağzıma bir bulut bulaşsa da yokluğundan yapılmış
    kayadan seken kurşun
    en serseri yanımız olur kimi zaman
    ve ben hep kendimi terk ederim senden
    her katilin aşkı
    her aşkın katili
    bir öncekinin faili
    hep ben olurum
    hep ben ölürüm

    içime uzanan koridorların ortasından
    hep gülerdin beni görünce
    bense sana hep geç kalırdım
    sona kalırdım
    sonra kanardım

    yağmurlarla inseydin içime
    içim senden yanaydı
    yüzümdeki işgaller senden karaydı
    seni sevmek en gizli ağlama biçimimdi
    sana yazacaklarım sil sil bitmezdi
    ve ben
    sende hiçbir şeydim
    sen bende her şeyken

    canım yastığının altında biriktirdiğin yalnızlıklarım
    kendine varlaşıp bana yoklaşan biri yapar seni
    ve ne kadar kaçsan o kadar yakınsındır aslında kendine
    geciken sevdalar yıkık kentlere benzer bilirsin
    ve sevgisizlik alır bir gün seni benden
    işte bu yüzden
    sen hep sevil
    hep sevil
    sevil


     
  16. -JоphiєL-

    -JоphiєL- <b><font size="1"><font face="Tahoma">TİME HAS BRO

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesaj:
    30,844
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Bilgisayar Programcılığı Öğrencisi
    Şehir:
    İstaивuL
    Yitikliğimize

    Birbirimize dokunmalarımız korkak kelebeklerdir,
    dokununca renkleri yıkılan...
    Çünkü küskün çocuklar inanmazlar.
    Ki inanmak küskün bir çocuğun en büyük kan kaybıdır.
    Susarım içimde bir yangın başlar.
    Dokunsam arta kalan sen, kül olan ben.
    Taş duvarlar yanmaz bilirim.
    Büyük yangınların isini giyinirler.

    (ama nafile..
    hiçbir kalem ve hiçbir ben, sonraki sayfada aynı sen’i bulamıyoruz.
    uzaklar hep uzak kalıyor sevdaya...
    sen yine de artık sesime düşme.)

    Her gece gözlerimden hatıralar çalınmış.
    Bir denizci ağ atmış yalçınlaşmış düşlerime...
    Düşmüşüm.
    Bir ses... giden gitmiştir demiş...
    Susmuşum...
    Bir baharın bedeliydi bu...


     
  17. -JоphiєL-

    -JоphiєL- <b><font size="1"><font face="Tahoma">TİME HAS BRO

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesaj:
    30,844
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Bilgisayar Programcılığı Öğrencisi
    Şehir:
    İstaивuL
    Usta

    Umrumdan taşıyor zamansızlığım.
    İsmin içimde titriyor, sesin sesime düşüyor; ses veriyorum... Oysa sen en sağır yarasın yüreğimde...

    Gözlerini günceme düşürdüğümden bu yana,
    yorgunum gitmelerin tümüne.
    Gözlerini günceme düşürdüğüm günden bu yana,
    dipnotlarda çürüyor sevda adına ne varsa...

    Meğer ne çok beklemişim gelmeyişlerini.
    Sen beni anlarsın be usta
    ne garip sıkıntıdır şu suskunluğuma en uygun makamı bulamamak.
    İçimin buz kestiği yerden çıkıp geliyorsun gözlerime.
    Sen geldiğinde ise düşürmüş oluyorum düşünden kendimi...


     
  18. -JоphiєL-

    -JоphiєL- <b><font size="1"><font face="Tahoma">TİME HAS BRO

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesaj:
    30,844
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Bilgisayar Programcılığı Öğrencisi
    Şehir:
    İstaивuL
    Gece Geçilen Şehirler Işik Seli Gibidir

    acilar büyütülerek unutulur sevdigim
    yüzünden kopunca bir buzul çiglik
    ellerin buz tutmuş iki yarim şarki olur
    ve ben yoksulluk kokulu bir gidiş birakirim sana

    beni adresime sorsun esmer bakişlarin
    dönsen de bulamazsin nasilsa gitsen de

    kentlerden sakindigim bekçi duruşlarimi ara
    emaresi boldur sokaklarin
    sol omuz başimdaki kokundan yakalanirim
    sokul ki geceme avuçlarin islanmasin

    saat başlarini beş geçer yelkovanin
    senle zamansizim amansizim
    senle büyük susarim
    kendime yenilirim her kavgada
    sonra koca agiz bir çocuk olurum
    bütün trabzanlardan kayarim
    bütün köprülerden sarkarim
    yüzüm kente sürülür
    içime sesin kaçar
    ben seni aglarim

    alişmak ölümdür
    sanki hiç ölmedik
    tanrinin gögsümüze taktigi bir nişandir ölüm

    teneşirlere yatiriliyor şimdi ellerim
    sana uzanmaktan yargiliyim

    hirçin bir iklimin sir girdabisin
    seni anlamak kendine çelmeler takmaktir
    ve kendini affetmesidir her seferinde
    (bazen beni affedebiliyorum istanbul)

    zehir yüklü bir mektup var
    dalgakiranlarimda parçali bulutlu durur
    sana kent şiirleri biriktirdigim bir gecede
    çok eşli bir yagmur başlar
    kentin en dövüşçü çocuklari aglar
    bilirim dişarida yagmur varsa
    sen içinde agliyorsundur
    aglama ki gülmesinler bize
    bak sen seviyorsun diye var sonbahar
    her mevsim gelişine söz veriyor
    saçlarina fisildiyor
    saçlarina
    bana bir pencere bile açmadigin saçlarina

    sensizlige alişmak bir bozgun agirlamaktir içinde biliyorum
    örtülerine unutma beni çiçekleri takiyorum
    şimdi yaşama hakkim sana
    gel de yagmurumdan iç
    seni seviyorum



     
  19. .SuяLч.

    .SuяLч. Active Member

    Katılım:
    1 Mayıs 2011
    Mesaj:
    34,199
    Ödül Puanları:
    36
    Beni de Ekler misin Canım :t:
     
  20. -JоphiєL-

    -JоphiєL- <b><font size="1"><font face="Tahoma">TİME HAS BRO

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesaj:
    30,844
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Bilgisayar Programcılığı Öğrencisi
    Şehir:
    İstaивuL
    Tabi canım:sss
     

Bu Sayfayı Paylaş