Düşünce Molası.

'Rasulullah (S.A.V)' forumunda Maya. tarafından 22 Nisan 2014 tarihinde açılan konu

  1. Maya.

    Maya. <font color="DimGray"><font face="Tahoma">Kendine

    Katılım:
    15 Aralık 2012
    Mesaj:
    1,550
    Ödül Puanları:
    38
    Bütün kirlerinden arınmak için dünyanın, Seni anmak istedim Sevgili.

    Yalanların, dolanların, aldatmaların, ihanetlerin gölgesinde Seni anarak lahuti bir nefes almak istedim.

    Firakına tehcir edilmiş sürgünleriz biz; öyle uslanmaz, öyle kayıtsız, kendini lâyemut sanan öyle fanileriz biz.

    Ne hadler aştık Sevgili; ne kadar da sabırlıymış Rahman, ne kadar merhametli.

    Sen ki en güzel hediyesisin Rahmân'ın bize.

    Yıllar asırlar oldu ve asırlar takvimsiz bir zaman oldu yokluğunda adeta.

    Sensizliğe düşmüşüz, bîçare kalmışız ahir zamanın kanyonlarında.

    Sana geldik Sevgili, sana uyanmaya geldik haramların, günahların sağanak sağanak düştüğü bu vurdumduymaz çağda.

    On dört asırdır tazeliğini koruyan özlemin düştü içimize. Yağmur tanelerinin gözbebeklerinde saklı olan hasretin oturdu kalbimize.

    Seni özledik Sevgili! Bütün özlemlerin yanında yalan olduğu bir özlem tufanıyla...

    Sahte gözyaşlarıyla değil, müminlere beddua eden dudaklarla değil, seni inkâr edenlerle dostluk kurmadan sana geldik!

    Senin getirdiğin son ilahi dini, tahrif edilmiş dinlerle aynı kefeye katıp, senin yolundan uzaklaştırmak isteyenler var. Bizdenmiş gibi görünenler var! Onları sana şikayet ediyorum Sevgili!

    Ey Sevgili!

    Yanında yoldaş olmak isterdim hicret yollarında. Bastığın her karışta bir zerrecik toprak olmak isterdim ki belki ayaklarının altından öpmüş olurdum bu surette. En çok da senin gölgen olmak isterdim Sevgili; her nefeste senin izinde.

    Biliyorum gölgesizdin oysa. Nurun gölgesi olmazdı ki. Herşeyden evvel Senin nurunu ve herşeyi senin hürmetine yaratmıştı Rahman!

    Alem sana minnettar Sevgili!

    "Senin tutkunla mecnun geziyor güneş ve ay" demişti şair.

    Oysa Seni yaşamak bir tarafa, Seni anmanın dahi yasak olduğu zamanlardan geçtik.

    Ve bir şair:

    "Neresindeyim ki Sen'sizlik mühletinin

    Hep bomboş kalmış kumbaram" demişti buna ithafen.

    Seni an(la)dıkça anlıyoruz ki Sen'sizlik kâr değil, bâr oluyor dünyanın omuzlarına ve adım adım bir kıyameti yakın ediyoruz!

    İslam devletlerinin parçalanmışlığı, savrulmuşluğu Seni yaşamayışlığımızın bedeli. Bu vebal, "ben müslümanım" diyen herkesin.

    Bir komşuluk hakkı için; "Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir." ferman etmiştin. Oysa büyük bir aile olan islam ülkelerinin çoğu bugün; yanıbaşımızda Suriye açlıktan can çekişiyor; biz kulaklarımızı tıkamakla, televizyon ekranlarında, internet sitelerinde sörf yapmakla meşgulüz şu an.

    Utanıyoruz!

    ***

    Yüzüne bakınca bize Allah'ı, bize Seni hatırlatan, anlatan dostlara, arkadaşlara ihtiyacımız var.

    Sadece dünyamızı değil beraberinde ahiretimizi de kurtaracak yoldaşlara ihtiyacımız var.

    Bir dünya ki sevdikçe içine çekiyor adamı.

    Bir dünya ki peşinden koşturur ama asla doyurmaz hiç bir insanı!

    Şimdi bedenen uyanmak olmak yetmez; şimdi kalbimizle, ruhumuzla, firasetimizle ve bütün hissiyatımızla uyanma zamanı.

    Güneş doğunca zaten herkes uyanacak!

    Önemli olan daha erken uyanmak!
    Zafer Şık
    Alıntıdır
     

Bu Sayfayı Paylaş