Charles Bukowski ve Şiirleri

'Şairlerden Şiir Arşivleri' forumunda -Luiпє. tarafından 19 Eylül 2012 tarihinde açılan konu

  1. -Luiпє.

    -Luiпє. <font face="Tahoma">Gerçekten de insanın hayatta k

    Katılım:
    28 Nisan 2011
    Mesaj:
    60,869
    Alınan Beğeniler:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    » EŁiғ`м ♥
    Henry Charles Bukowski

    [​IMG]

    Charles Bukowski (16 Ağustos 1920 – 9 Mart 1994), asıl adı Heinrich Karl Bukowski olan Amerikalı yazar ve şair. Yapıtlarında bazen Henry Chinaski ismini de kullanmıştır. Hayatının çoğunu ABD'nin Los Angeles şehrinde geçirmiştir.
    Eserlerinde genellikle toplum dışı insanları ve depresyonu konu alması ve alkolizme yakın bir hayat tarzını anlatmasıyla ünlüdür. Bunun nedeni olarak kendisinin bu hayatı yaşaması gösterilebilir. Bukowski’nin yazılarında kendi hayatını yazıp yazmadığı tartışma konusu olmuştur hayranlarının bir kısmı bunları kurguladığını, çoğunluğu ise yaşamadan bu tip kurguları yapmasının mümkün olmayacağını ve o karakterde bir insanın bu hayatı sürmesinin zaten doğal olduğu görüşünü savunmaktadır.

    Hayatı

    I. Dünya Savaşı'nın sonlarında Almanya'ya askeri hizmet nedeniyle gelen Polonya asıllı Amerikan bir babanın ve terzilikle uğraşan Alman bir annenin çocuğu olan Charles Bukowski 1920 yılında Andernach, Almanya'da doğdu. 2 yaşındayken Los Angeles'a taşındılar. 1929 Krizi sırasında Bukowski'nin babası genelde işsizdi ve Bukowski'ye şiddet uygulardı. Çocukluğunda genelde sessiz ve bu nedenle dikkat çeken yazar bazen çıldırış noktasına geliyor kendinden hiç beklenmedik kabadayılıklar yapıyordu. İlk okul yıllarındandan itibaren korkusuz olan Bukowski kendi yazdığı bir eserinde ilkokul öğretmenine "sevişelim" dediğini söylemektedir. Daha o zamandan nasıl birisi olacağı netlik kazanan Bukowski, Los Angeles Lisesi'nden mezun olduktan sonra sanat, gazetecilik ve edebiyat dersleri aldığı Los Angeles Şehir Üniversitesi'nde 1 yıl okudu.
    Yazmaya başladığı günden itibaren yazılarını yayımlanması için dergilere gönderen Bukowski’nin yazıları hep geri gönderilmiştir.
    Ancak 24 yaşındayken "Aftermath of a Lenghty Rejection Slip" isimli kısa öyküsü yayımlandı. İki yıl sonra bir başka kısa öyküsü olan "20 Tanks From Kasseldown" isimli eseri yayımlandı. Bukowski yayıncılık yönteminlerinden hayal kırıklığına uğradı ve neredeyse 10 yıllığına yazmayı bıraktı. Hayatının bu bölümünü A.B.D.'yi gezerek, çeşitli işlerde genellikle kısa vadeli çalışarak ve ucuz pansiyonlarda konaklayarak geçirdi. Hayatının diğer bölümlerinde olduğundan daha yoğun bir tempo ile açlık ile boğuşan ve kadınlarla zaman geçiren Bukowski daha sonra bu yıllarını Factotum isimli kitabında da anlatmıştır. Bu dönemde ki işlerinin kısa vadeli olmasının nedeni de düzen tanımaz kişiliği ve alkol bağımlılığındandı. Bukowski babasına olan nefretini onun aksine bir hayat yaşayarak göstermiş ve bir yazısında da bu yüzden bir hiç olmayı seçtiğini söylemiştir. O babasının aksine olduğu gibi görünen ve bir şey olmamayı hedefliyen birisi olarak kazandığı paraya önem vermiyor ve barlarda günü birlik bir hayat sürüyordu. Zengin amerikalı kadınlarla ilişkiye girdiği dönemlerde onlara kaba dahi davransa etkiliyor onların evlerinde yaşamaya başlıyor ama bir türlü o hayata adapte olamayarak eski hayatına geri dönüyordu ki 1969’da da bunu aç kalmayı seçtiğini söyleyerek ispat etmiş oluyor adeta.Ayrıca ömrünün çoğu denilebilinecek kadar kısmını da hipodromlarda gecirmiş ve bundan yazılarında sık sık söz etmiştir. 1950'lerin başında Bukowski, iki yıldan az bir süre A.B.D. Posta İdaresi'nde posta kuryesi olarak çalıştı. 1955'te ölümün ucundan döndüğü alkol komasından dolayı hastaneye kaldırıldı. Taburcu olduktan sonra bir daktilo satın aldı ve şiir yazmaya başladı.1957'de Barbara Fry ile evlendi fakat 1959'da boşandılar. Bukowski, şiir yazmaya ve içki içmeğe devam etti ve sonra Los Angeles'taki postaneye geri döndü. 1965'te hiç evlenmediği Francis Smith'ten bir kızı oldu. 1969'da Black Sparrow Yayınevi'nden ömür boyu 100 dolar maaş teklifini alınca postaneden ayrıldı. Bir mektubunda şöyle bir açıklaması vardı "İki seçenekten birini seçmek zorundaydım: Posta ofisinde kalıp delirmek ya da yazmaya oynayıp açlıktan ölmek. Ben aç kalmayı seçtim." Posta ofisini bırakalı bir ay olmayalı Bukowski Postane ismindeki ilk romanını bitirdi. 1976'da Bukowski, Linda Lee Beighle ile tanıştı. İki yıl sonra birlikte Los Angeles'ta bir liman şehri olan San Pedro'ya taşındılar. Bukowski ve Beighle 1985'te evlendiler.
    Bukowski, Pulp romanını henüz bitirdikten sonra 9 Mart 1994'te 73 yaşındayken omurilikten yayılan lösemi sebebiyle San Pedro, Kaliforniya'da öldü. Ölüm töreni budist rahipler tarafından yönetildi.
    Bu tip bir hayat yaşadığı için bir çok kez tutuklanmış, dayak yemiş hatta bazı kitaplarında adam öldürdüğünü dahi söylemiş olan Bukowski hayatı, özgün dili ve tarzı ile Amerikan edebiyatına damgasını vurmuş, ülkemizde ise ilk kez Sokak dergisi’nde çıkan öyküleri ile tanınmıştır.

    Eserleri

    Bukowski’nin şiir ve öykülerinden oluşan toplam 45 kitap bulunmaktadır. Pek çok dile çevirisi olan yazıları birçok dergide de yayımlanmış olan yazarın kitaplarının çevirisi Avi Pardo’ya aittir.

    Kadınlar
    Yazarın hayatına giren kadınlardan bahsettiği kült olmuş kitabıdır.
    Sıcak Su Müziği
    Bir Tek Ben miyim Böyle Yaşayan
    Dünyevi Şiirlerin Son Gecesi (2 Cilt)
    Kapalı Bir Kapıdır Cehennem
    Gülün Gölgesinde
    Postane (roman)
    Bir dönem çalıştığı postaneden ayrıldıktan sonra yazdığı ilk kitabıdır.
    Pis Moruğun Notları
    Sevimli Bir Aşk Hikayesi
    Sıradan Delilik Öyküleri
    Kendimizde Açtığımız Yaralar
    Sarhoş Çal Piyanoyu, Vurmalı Çalgı Gibi, Parmaklar Biraz Kanamaya Başlayana Dek
    Ülkemizde ismi duyulmuş bir şiir kitabıdır. Özgün şiir tarzı ile dikkat çeker.
    Pansiyon Manzumeleri
    Gece Çılgın Ayak Sesleriyle Yırtıldı
    Ölüler Böyle Sever
    Shakespeare Bunu Asla Yapmazdı
    Doğum yeri olan Almanya’ya yaptığı ziyaretini düz yazı ve şiirlerle hatta resimlerle anlattığı kitabıdır.
    Güneşe Uzan
    Bukowski'nin 9 Mart 1994'teki ölümüne kadar yazmış olduğu mektupları içerir.
    En Kısa Andır Mucize
    Güneş İşte Burdayım
    Kimse Bilmez Ne Çektiğimi
    Kaptan Yemeğe Çıktı ve Tayfalar Gemiyi Ele Geçirdi
    Pulp
    Factotum
    Evden kaçtığı dönemde ki hayatını anlattığı kült eserlerinden birisidir. Kendini en iyi anlattığı kitaplarındandır.
    Ekmek Arası
    Çocukluğu, lise yıllarını, ailesini vesaireyi anlattığı kült eserlerinden birisidir.
    Kaybedenin Önde Gideni
    Bana Aşkını Getir
    En İyi Adamlar Yalnızken Güçlüdür
    Hollywood
     
  2. -Luiпє.

    -Luiпє. <font face="Tahoma">Gerçekten de insanın hayatta k

    Katılım:
    28 Nisan 2011
    Mesaj:
    60,869
    Alınan Beğeniler:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    » EŁiғ`м ♥
    Mavi Kuş

    bir mavi kuş var yüreğimde
    çıkmaya can atan
    ama ben ondan güçlüyüm, kal,
    diyorum ona, kimsenin
    seni görmesine izin veremem.

    bir mavi kuş var yüreğimde
    çıkmaya can atan
    ama viski döküyorum üstüne
    sigara dumanına
    boğuyorum,
    fahişeler, barmenler ve
    bakkal çırakları hiçbir zaman
    bilmiyorlar onun orada
    olduğunu.

    bir mavi kuş var yüreğimde
    çıkmaya can atan
    ama ben ondan güçlüyüm,
    yat lan aşağı, diyorum ona,
    ocağıma incir dikmek mi
    niyetin? avrupa'daki kitap
    satışlarını sabote etmek mi?

    bir mavi kuş var yüreğimde
    çıkmaya can atan
    ama zekiyim, sadece
    geceleri izin veriyorum çıkmasına,
    herkes yattıktan sonra.
    orada olduğunu biliyorum, derim
    ona, kederlenme
    artık.

    sonra yerine koyarım yine
    ama hafifçe öter
    tamamen ölmesine de izin
    vermiyorum
    ve birlikte uyuyoruz
    gizli antlaşmamızla
    ve insanı ağlatacak kadar
    güzel, ama ben
    ağlamam, ya
    siz?
     
  3. -Luiпє.

    -Luiпє. <font face="Tahoma">Gerçekten de insanın hayatta k

    Katılım:
    28 Nisan 2011
    Mesaj:
    60,869
    Alınan Beğeniler:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    » EŁiғ`м ♥
    Serçe Gibi

    Can vermek için can almalısın,
    Milyarlarca kanın döküldüğü denizin üzerine
    üzüntülerimiz boş ve dümdüz düşerken
    Dalgaların içeri doğru kırıldığı sığ
    sahilleri geçiyorum
    buralarda beyaz bacaklı, beyaz göbekli
    çürümekte olan yaratıklar var
    bunlar uzun uzun etraflarındaki ölü
    manzaralara karşı isyan etmekteler
    Sevgili çocuğum, sana, sadece serçenin sana
    yapmış olduğu bir devirde yaşlıyım; genç olmanın moda
    olduğu bir devirde yaşlıyım; gülmenin moda olduğu
    bir devirde ağlıyorum.
    seni sevmenin daha az bir cesaret istediği
    bir devirde senden nefret ediyorum.

    Charles Bukowski
     
  4. -Luiпє.

    -Luiпє. <font face="Tahoma">Gerçekten de insanın hayatta k

    Katılım:
    28 Nisan 2011
    Mesaj:
    60,869
    Alınan Beğeniler:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    » EŁiғ`м ♥
    Bütün Bildiğim

    bütün bildiğim şu: kuzgunlar ağzımı öpüyorlar,
    damarlar arapsaçına dönmüş burada,
    denizse kan denizi.

    bütün bildiğim şu: eller uzanıyor,
    gözlerim kapalı, kulaklarım kapalı,
    çığlığımı geri çeviriyor gökyüzü.

    bütün bildiğim şu: burun deliklerimden hayaller damlıyor
    bize tur bindiriyor tazılar, deliler gülmekten katılıyor,
    tıkırdayarak ayırıyor saat ölenleri.

    bütün bildiğim şu: ayaklarım kederdir burada,
    zambaklar kadar etmiyor sözcüklerim, pıhtılaşıyor şimdi:
    kuzgunlar ağzımı öpüyorlar.

    Charles Bukowski
     
  5. -Luiпє.

    -Luiпє. <font face="Tahoma">Gerçekten de insanın hayatta k

    Katılım:
    28 Nisan 2011
    Mesaj:
    60,869
    Alınan Beğeniler:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    » EŁiғ`м ♥
    Etki Ve Tepki

    En iyilerimizin sonu genellikle kendi ellerinden olur
    sırf uzaklaşmak için,
    ve geride kalanlar
    birinin onlardan
    uzaklaşmayı neden isteyebileceğini
    bir türlü tam olarak anlayamazlar.

    Charles Bukowski
     
  6. -Luiпє.

    -Luiпє. <font face="Tahoma">Gerçekten de insanın hayatta k

    Katılım:
    28 Nisan 2011
    Mesaj:
    60,869
    Alınan Beğeniler:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    » EŁiғ`м ♥
    "bazen sert biri oluyorum
    ama tadıma bakarsanız hala
    tatlı.bütün mesele
    söylemeye korkuyor olmam.
    hani sevgiliniz size,
    "beni sevdiğini söyle" der de
    söyleyemezsiniz ya aynen öyle."

    Charles Bukowski
     
  7. -Luiпє.

    -Luiпє. <font face="Tahoma">Gerçekten de insanın hayatta k

    Katılım:
    28 Nisan 2011
    Mesaj:
    60,869
    Alınan Beğeniler:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    » EŁiғ`м ♥
    Yan yana yürümeyelim diye dar yapılmıştı kaldırımlar.
    Ve yine yan yana yürümeyelim diye dar kafalıydı insanlar.
    Ve sırf dardı diye kafalar düşünmeyi bırakıp sevmeyi denedik,
    Sarılmak yakar bizi deyip aşkı hep uzaktan sevdik…

    Bukowski
     
  8. -Luiпє.

    -Luiпє. <font face="Tahoma">Gerçekten de insanın hayatta k

    Katılım:
    28 Nisan 2011
    Mesaj:
    60,869
    Alınan Beğeniler:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    » EŁiғ`м ♥
    Güneş Merhamet Buyuruyor

    ve güneş merhamet buyuruyor
    ama fazla yükseğe taşınmış bir meşale misali,
    boydan boya kırbaçlar görüntüsünü jetler
    kurbağa gibi zıplar füzeler,
    çocuklar haritalarını çıkarır
    iğnedenliğe çevirir ayı,
    eski çürük peynir,
    orda hayat yok
    ama dünyada fazlasıyla;
    yıkanmamış Hintli çocuklarımız
    bacak bacak üstüne atıp flüt çalarak,
    göbekleri içe çökmüş, açlıktan ölürken,
    açlık kokan havada yılanların
    şuh kadınlar misali kıvırtışını izleyerek;
    füzeler zıplar,
    avcıları ve sürüyü geride bırakırken
    yabani tavşanlar gibi zıplar
    günü geçmiş kurşunların yerine;
    Çinliler hala yeşim işlerler,
    sessizce açlıklarına pirinç tıkarak,
    bir açlık ki bin yaşında,
    ateş ve türküyle ilerler çamurlu nehirleri,
    istemsiz beklemenin sürüklenen
    direkleri iter mavnaları
    yüzen evleri;
    Türkiye'de kilimlerinin üstünde
    kıbleye dönüp
    sigara içerek gülen
    ve parmaklarını gözlerine sokup kör eden
    mor bir tanrıya dua okurlar,
    tanrılar böyle işte, yaparlar;
    ama füzeler hazırlar: her nedense
    değersizdir artık barış,
    küçük bir göldeki nilüfer yaprağı
    misali sürüklenir delilik, hissiz daireler çizerek;
    kırmızı yeşil ve sarılarına batırıp
    resim yapar ressamlar,
    şairler uyaklara döker yalnızlıklarını,
    müzisyenler her zamanki gibi açtır
    ve romancılar kaçırır meselenin özünü,
    ama pelikan kaçırmaz, martı kaçırmaz;
    pelikanlar dalıp dalıp yükselir
    şok geçiren yarı ölü radyoaktif balıkları
    gagalarında sallayarak;
    evet, gerçekten de
    sümükle yıkar kayaları sular;
    ve Wall Street'te
    anahtarını arayan bir sarhoş gibi sendeler borsa;
    ah, işte bu sıkı bir şey olacak, allahın izniyle
    tekrar yılana götürecek bizi, deniz böceğine,
    ya da şanslıysak eğer,
    katalizi uzun dişli fosil kaplana götürecek,
    maden çukurunun içinde
    kırık kask, cihaz ve cam parçalarının üzerinde
    resim çiziktiren kanatlı maymuna götürecek;
    çatırdayarak girer şimşek
    pencereden içeri ve bir milyon odada
    aşıklar yatar kenetlenmiş, yitik
    ve barış gibi hastalıklı;
    kırmızı ve turunca çalmaya devam eder gökyüzü
    ressamlar için -ve aşıklar için,
    her daim açtıkları gibi açar çiçekler
    açar ama üzerlerinde
    füze yakıtlarının ve mantarların,
    zehirli mantarların ince tozu var; zaman kötü,
    bulantılı bir zaman -perde,
    III.sahne, sadece ayakta yer var,
    SATILDI, SATILDI, SATILDI yine,
    tanrı tarafından, birileri ya da birşeyler,
    füzeler generaller ve liderler tarafından,
    şairler doktorlar komedyenler
    sabun ve bisküi üreticileri
    ve iki yüzlü seyyar satıcılar tarafından
    kendilerine özgü ustalıklarıyla satıldı;
    şimdi kömür yağı tabakasıyla kirletilmiş
    tarlaları görebiliyorum, bir-iki salyangoz,
    safra, yanardağ taşı, sığ sularda
    bir-üç balık, kaynağımızın
    ve gözlerimizin yergisi...
    daha önce hiç olmuş muydu bu?
    kendini kuyruğundan yakalayan
    bir daire mi tarih,
    bir rüya, bir kabus mu,
    bir generalin hayali, bir başkanın,
    bir diktatörün hayali mi yoksa...
    uyanamaz mıyız?
    yoksa yaşamın güçleri daha mı yüce bizden?
    uyanamaz mıyız? sevgili dostlar,
    uykumuzda mı ölmeliyiz sonsuza dek?

    Charles Bukowski
     
  9. -Luiпє.

    -Luiпє. <font face="Tahoma">Gerçekten de insanın hayatta k

    Katılım:
    28 Nisan 2011
    Mesaj:
    60,869
    Alınan Beğeniler:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    » EŁiғ`м ♥
    "Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."

    C. Bukowski
     
  10. -Luiпє.

    -Luiпє. <font face="Tahoma">Gerçekten de insanın hayatta k

    Katılım:
    28 Nisan 2011
    Mesaj:
    60,869
    Alınan Beğeniler:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    » EŁiғ`м ♥
    Sorun seçimlerini hep iki kötü arasında yapmak zorunda kalmandaydı ve seçimin ne olursa olsun bir parçanı daha kesiyorlardı. Kesecek bir şey kalmayana dek. İnsanların çoğu yirmi beş yaşında mahvolmuştur. Araba süren, yemek yiyen, çocuk sahibi olan, kendilerine en çok benzeyen başkan adayına oy vermek gibi her şeyi yapılabilecek en kötü şekilde yapan götlerden oluşmuş bir toplum. İlgi duymuyordum. Hiçbir şeye ilgi duymuyordum. Nasıl kaçabileceğime dair hiçbir fikrim yoktu. Diğerleri yaşamdan tat alıyorlardı hiç olmazsa. Benim anlamadığım bir şeyi anlamışlardı sanki. Bende bir eksiklik vardı belki de. Mümkündü. Sık sık aşağılık duygusuna kapılırdım. Onlardan uzak olmak istiyordum. Gidecek yerim yoktu ama. İntihar? Tanrım, çaba gerektiriyordu. Beş yıl uyumak istiyordum ama izin vermezlerdi…

    |Charles Bukowski
     
  11. -Luiпє.

    -Luiпє. <font face="Tahoma">Gerçekten de insanın hayatta k

    Katılım:
    28 Nisan 2011
    Mesaj:
    60,869
    Alınan Beğeniler:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    » EŁiғ`м ♥
    İlaç göndermeye karar vermiştik Afrika'ya...
    Ancak hepsinin üzerinde 'tok karnına' yazıyordu.
    Charles Bukowski
     
  12. -Luiпє.

    -Luiпє. <font face="Tahoma">Gerçekten de insanın hayatta k

    Katılım:
    28 Nisan 2011
    Mesaj:
    60,869
    Alınan Beğeniler:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    » EŁiғ`м ♥
    “…bazıları hiç delirmez
    ne korkunç hayat sürüyorlardır
    Allah bilir”

    -Charles Bukowski-
     
  13. -Luiпє.

    -Luiпє. <font face="Tahoma">Gerçekten de insanın hayatta k

    Katılım:
    28 Nisan 2011
    Mesaj:
    60,869
    Alınan Beğeniler:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    » EŁiғ`м ♥
    Zordur benimle yürümek.
    Bunu benimle yola çıkanlar bilir
    Hepsi yarı yolda gittiler.
    Suç kimde (?)
    Ben zoru seviyorum, onlar sevmiyor.
    Yapacak bi şey yok.
    Suçum var mı ?
    Tabi ki var.
    Zor yola, kolay kişilerle çıkmak en büyük hatam...
    Charles Bukowski
     
  14. -Luiпє.

    -Luiпє. <font face="Tahoma">Gerçekten de insanın hayatta k

    Katılım:
    28 Nisan 2011
    Mesaj:
    60,869
    Alınan Beğeniler:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    » EŁiғ`м ♥
    kuraklığa uyandım ve eğreltiotları ölüydü
    saksı çiçekleri mısır gibi sararmış
    kadınım gitmişti
    ve boş şişeler kanı çekilmiş cesetler gibi
    sardı beni işe yaramazlıklarıyla
    güneş hala iyiydi ama
    ve ev sahibemin notu bükülmüş
    hoş ve talepsiz sararmışlığında, şimdi gereken
    iyi bir komedyendi, eski tarz bir şakacı
    absürd acı üzere şaka yapacak; acı absürddür
    çünkü vardır, hepsi bu
    dikkatle tıraş ettim eski bir jiletle
    bir zamanlar genç olan ve
    dehası olduğu söylenen adamı; ancak
    yaprakların trajedisi bu işte
    ölü otlar, ölü bitkiler
    ve karanlık bir hole yürüdüm
    ev sahibemin dikildiği
    tüm nefretiyle dediğim dedik
    sallayıp şişman, terli kollarını
    canın cehenneme diye yırtınıp
    yırtınıp kira kira diye
    çünkü yamuk yapmıştı dünya
    ikimize de

    Yaprakların Trajedisi - C. Bukowski
     
  15. -Luiпє.

    -Luiпє. <font face="Tahoma">Gerçekten de insanın hayatta k

    Katılım:
    28 Nisan 2011
    Mesaj:
    60,869
    Alınan Beğeniler:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    » EŁiғ`м ♥
    Onu; Sana tüm yaptıklarına rağmen affedebilirsin
    Zor olan onu affettiğin için kendini affedebilmektir.
    Bukowski
     
  16. -Luiпє.

    -Luiпє. <font face="Tahoma">Gerçekten de insanın hayatta k

    Katılım:
    28 Nisan 2011
    Mesaj:
    60,869
    Alınan Beğeniler:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    » EŁiғ`м ♥
    Bi adam varmış.
    Bi adam daha varmış.
    Bi tane daha varmış.
    Şaka yaptım Şaka !
    Ne Arar Bu devirde Bu Kadar Adam...

    *Charles Bukowski*
     
  17. -Luiпє.

    -Luiпє. <font face="Tahoma">Gerçekten de insanın hayatta k

    Katılım:
    28 Nisan 2011
    Mesaj:
    60,869
    Alınan Beğeniler:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    » EŁiғ`м ♥
    Noel ve Yılbaşı üzerimize doğru geliyor yine. O mide bulandırıcı ikili. Televizyon mağaralarından çıkan bütün o kalabalık. Aile toplantıları. Hiçlik, sahte sarhoşlar, sahte gülümsemeler, sahte insanlar. Bir şekilde atlatırız umarım, bir kez daha.

    |Charles Bukowski
     
  18. -Luiпє.

    -Luiпє. <font face="Tahoma">Gerçekten de insanın hayatta k

    Katılım:
    28 Nisan 2011
    Mesaj:
    60,869
    Alınan Beğeniler:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    » EŁiғ`м ♥
    Herkes herkesi aynı sevemez dostlarım..
    "Kimileri gururunun yettiği kadar sever,
    Kimileri de ömrünün yettiği kadar... "

    * C.Bukowski
     
  19. -Luiпє.

    -Luiпє. <font face="Tahoma">Gerçekten de insanın hayatta k

    Katılım:
    28 Nisan 2011
    Mesaj:
    60,869
    Alınan Beğeniler:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    » EŁiғ`м ♥
    "-Nereye gidiyorsun Hank?
    -Greve katılacağım, öldürülen siyah için yapılan gösteriye katılacağım.
    -Ama sen siyah değilsin ki!
    -Nereden biliyorsun?"
     
  20. -Luiпє.

    -Luiпє. <font face="Tahoma">Gerçekten de insanın hayatta k

    Katılım:
    28 Nisan 2011
    Mesaj:
    60,869
    Alınan Beğeniler:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    » EŁiғ`м ♥
    Kahvaltı etmem. Midem bulanıyor. Evde birikmiş faturaların üstüne kusmak istiyorum. Ben neden askerlerin postallarını almak, bomba üretimine katkıda bulunmak ya da beyaz saraydakiler rahat etsin diye para ödemek zorunda olayım ki? Hepsinin canı cehenneme. Umarım yanarak ölürler...

    Charles Bukowski
     

Bu Sayfayı Paylaş