Boşanmak İsteyen Kadın

'Dini Hikayeler' forumunda Sûкυηєт. tarafından 20 Kasım 2015 tarihinde açılan konu

  1. Sûкυηєт.

    Sûкυηєт. <div align="center"><font size="1"><b>Yaprak ağaçt

    Katılım:
    27 Haziran 2013
    Mesaj:
    840
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    Marijampolė
    Çok fakir, fakat saliha bir hanım, gayet zengin
    ve pek müreffeh bir hayata sahip bir kimse ile
    evlenir.
    Kocası, gayet sıcak bir yaz gecesi uyanır ve
    hanımına çok susadığını söyleyerek kendisine
    bir bardak su vermesini rica eder.
    Kadın kalkar, odadaki bir bardak suyu hem az,
    hem de ılık bulur. Kocamı böyle gece
    yarısından sonra uyandıracak kadar ağır olan
    susuzluğunu, bu su kesmez diye düşünerek
    konağın en alt katındaki mermer küpten bir
    sürahi su alıp kocasına gelir.
    Ancak kocasının o sırada tekrar uykuya dalmış
    olduğunu görüp bekler. Bu yüksek irfanlı
    hanımefendi, beyini uyandırmaksızın
    başucunda beklemeye başlar.
    Epeyce bir zaman sonra kocası uyanıp sorar:
    "Niçin öyle başımda bekliyorsun?" İrfan ehli bu
    hanımefendi, kocasına şu cevabı verir: "Su
    istediniz. Odadaki su hararetinizi kesmez diye
    aşağıdaki küpten getirdim. Ancak ben
    getirinceye kadar uyuya kalmışsınız. Olur ki
    büyük bir huzurdasınız, belki de bir mana
    âlemindesinizdir diyerek tekrar rahatsız etmek
    istemedim ve uyanmanızı bekledim"
    Adam eşinin bu inceliği karşısında çok
    mahcup olur. Bir an derin düşünceye dalar ve:
    "Hanım, senin ismet ve iffet örneği, edeb ve
    vefa timsali bir insan olduğunu bilirdim. Fakat
    bu derecede yüksek bir olgunluğa sahip
    olduğunun farkında değildim. Bu yüzden beni
    affetmeni rica ederim.
    Sonra da benim sana yapabilceğim ne gibi bir
    arzun varsa onu da istemeni ayrıca istirham
    ederim." der. Kadın: "Teşekkür ederim; ama
    isteğim hususunda ısrar etmemenizi niyaz
    ederim." der.
    Adam ısrar eder. Bunun üzerine kadın:
    "Madem ki ısrar ettiniz; o halde sizden bir
    dileğim var, o da beni boşamanızdır"
    Bu isteği öğrenen adam beyninden vurulmuşa
    döner ve:
    "Bu nasıl bir istek? Ben senin gibi bir
    hanımdan nasıl ve niçin ayrılabilirim?"
    Kadın: "Siz ısrar ettiniz ve and da verdiniz. Ne
    yapayım benim arzum da bu" Adam: "Benim
    senden ayrılmam çok ağır ve dayanılmaz bir
    şeydir. Fakat senin gibi saygıdeğer bir hanımın
    arzusunu da herşeye rağmen yerine getirmek
    isterim."
    Aradan geçen saatlere rağmen adam kendine
    gelemez. Kadın da isteğini geri almaz.
    Düşerler mahkemenin yoluna. Adam hem
    yürüyor hem de "Böyle bir hayat arkadaşımdan
    nasıl ayrılacağım?" diye derin ve hüzünlü
    düşüncelere dalar.
    İşte bu dalgınlıkla, adeta bastığı yeri görmeden
    yürüyen adam, birden dengesini kaybedip
    düşüverir. Düşmesiyle birlikte de kolunu kırar
    ve "Allah!" diye bağırır.
    Çevreden yetişenler adama yardım ederler;
    biraz sonra kadın, kocasına: "Buyurun evimize
    dönelim, boşanmaktan vazgeçtim" der.
    Adamcağız duyduklarına inanamaz. Kolunun
    ağrısını bile unutur. Büyük bir sevinçle eve
    dönerler. Ancak bu durumun hikmetini
    sormadan da edemez.
    Kadın önce niçin ayrılmak istediğini, sonra da
    neden vazgeçtiğini şöyle açıklar:
    "Ben sizinle üç senedir evliyim. Siz, bu üç yıl
    içinde çok müreffeh çok rahat yaşadınız. Tek
    bir gün başım ağrıyor, bile demediniz.
    Servetiniz daima arttı. Gittikçe dünyaya
    daldınız. Oysa ki böylesine bir dünyalık, yalnız
    Cenab-ı Hakk'ın merhamet nazarından
    kovulmuş olan Firavun'da olmuştur..
    Kendi kendime düşündüm; Firavun emsali bir
    eş ile nasıl bütün bir ömür yaşayacağım? Bu
    durum benim için bir elemdi. Onun için
    boşanmak istedim.
    Ne zaman ki gayet acı bir şekilde düştünüz ve
    can acısıyla, "Allah!" diye feryat ettiniz, işte o
    an anladım ki Hak Teala sizden merhamet
    nazarını henüz kaldırmamış.
    Bundan dolayı da boşanma sebebimiz ortadan
    kalkmıştır. Bundan sonra sizden, düşkünlere
    yardım etmenizi, sadaka ve infakı çoğaltmanızı
    ve en mühimi de kırık kalb satın almanızı
    istiyorum ki onun müşterisi de ancak Allah'tır."​
     

Bu Sayfayı Paylaş