İstanbul'un Tarihi Yerleri Resimli Anlatım

'Gezelim, Görelim, Öğrenelim' forumunda - Łєоиα. tarafından 13 Aralık 2011 tarihinde açılan konu

  1. - Łєоиα.

    - Łєоиα. <img src="http://i.hizliresim.com/x9zyg5.gif" /></

    Katılım:
    27 Temmuz 2011
    Mesaj:
    36,429
    Alınan Beğeniler:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Kız Kulesi

    İstanbul Kız Kulesi'nin tarihi M.Ö. 341 yılına kadar uzanır. Bu tarihte Komutan Chares'in eşi için, mermer sütunlar üzerine bir anıt mezar yapılır. M.Ö. 410'da ise Sarayburnu'nundan kulenin bulunduğu yere bir zincir gerilerek, boğazın giriş ve çıkışları kontrol edilir. M.S. 1100'lere ilk belirgin yapı (kule), İmparator Manuel Comnenos tarafından savunma kulesi olarak inşa ettirilir. Yapı, “Küçük Kale" anlamına gelen Arcla adını alır. İstanbul'un fethinden sonra kule, savunma kalesi olmaktan çok bir gösteri platformu olarak kullanılır. 1509 depreminde zarar gören yapı, daha sonraki yıllarda yeniden inşa edilir ve ilave edilen fenerle de gemilere yol gösterme işlevi yüklenir. 1719 yılında fenerde çıkan yangınla harap olan Kız Kulesi, 1725 yılında şehrin Başmimarı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından onarılır. Kule kısmı biraz değiştirilerek üst tarafa camlı bir köşk ve onun üzerine de kurşunla kaplı bir kubbe oturtturulur ve bina kagir olarak yeniden yapılır. 1830 yılındaki kolera salgınında ise karantina hastanesine dönüşür. Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküş döneminde toplarla donatılarak tekrar savunma kalesi olur. Ünlü hattat Rakim'in yazısı ile kapısının üzerindeki mermere Sultan 2. Mahmut'un tuğrasını taşıyan kitabe yerleştirilir. 1857'de tekrar ilave edilen fener, 19207de otomatik sisteme kavuşur. 1959 yılında radar istasyonu olarak kullanılan Kız Kulesi 1982 yılında Türkiye Denizcilik İşletmeleri'ne devredilir. 5 kat ve bir asma kattan oluşan Kız Kulesi, günümüzde restoran ve kafeterya olarak İstanbullulara hizmet vermektedir.

    [​IMG]
    [​IMG]
    Hisarlar

    Anadolu Hisarı






    Yıldırım Bayezid Hanın İstanbul Boğazının en dar yerinde 1395 yılında yaptırdığı ilk hisar. Göksu deresi ile deniz arasında kireç ve şist katmanlarından meydana gelen tepenin üzerindedir. Eski kaynaklarda “Güzelhisar, Güzelcehisar, Yenihisar, Yenicehisar, Akhisar” isimleriyle de zikredilmektedir.
    Bizans’a Karadeniz yoluyla yardım gelmesini önlemek maksadıyla inşa edilmiştir.
    Anadolu Hisarı, asıl kale, iç kale duvarları ve üç kuleden meydana gelir. Asıl kale, dikdörtgen bir plan üzerine yükselen bir kuledir. Kule, üzeri toprakla örtülü yüksekçe bir kayanın üzerine oturtulmuştur. Dört katlı olan bu kuleye bugün güneybatıda bulunan bir kapıdan girilmektedir. İç kale duvarları ise 2-3 metre kalınlığında asıl kaleyi kuzey-batı ve kuzey-doğudan çevreler. Üzerinde dört kule vardır. İç kale duvarının kapısı, kuzeydoğudaki kulenin kuzeyindedir. Stratejik bakımdan yeri ustalıkla seçilen kapıyı, batıdan gelen düşmanın görmesi imkansızdır. Dış kale surları, çok kemerli ve çokgen bir surdur. İç kale surları ile güney-doğu ve kuzey-batıdan birleşir; üzerindeki 3 kule ile korunur. Surların güneyindeki bazı kısımları bugün yıkılmış haldedir. Kuleler ise, bedeninden mazgallar bulunan duvarlar üzerinde kuzeyde, kuzey-batıda ve batıda, çevreye ve yollara hakim silindir biçiminde yapılardır.

    [​IMG]
     
  2. - Łєоиα.

    - Łєоиα. <img src="http://i.hizliresim.com/x9zyg5.gif" /></

    Katılım:
    27 Temmuz 2011
    Mesaj:
    36,429
    Alınan Beğeniler:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Rumeli Hisarı

    Fatih'in İstanbul'u feth ettiği zaman yaptırdığı Rumeli Hisarı, uzaktan bakıldığı zaman eskimez harflerle "Muhammed" biçiminde okunacak şekilde inşa edilmiştir.Fâtih , hisarın duvarlarının Arapça "Muhammedi" kelimesi seklinde olmasını istediğinden planını da ona göre tasarlamıştı. Buna göre her "Mim" (M) harfinin yerinde bir kule bulunmasını arzuluyordu. Kulelerden ikisi, birbirinin yanında ve burunun eteğinde idi. Üçüncüsü denize daha yakındı. "H" ve "D" harflerinin bulundukları yerlerde istihkamlar yapıldı.



    Hisarın gizli gizli yapılışı tam altı ay sürmüş Rumeli Hisarı'nın yapılması hazırlıklarına 1451-52 kışında başlanmıştır. İlkbaharın başlangıcında Mart ayinin sonlarına doğru, Rumeli tarafına Anadolu Hisarı'nın karsısına bol miktarda inşaat malzemesi, usta, amele ve kireççi gelmişti. Kereste İzmit ile Karadeniz Ereglisi'nden, taslar ise Anadolu tarafından getirilmişti. Çalışmak üzere külliyetli miktarda insan gelmişti. Sultan Mehmed, bu sırada kara yolu ile Boğaza gelerek bilirkişilerle (teknik eleman, mühendis) o havaliyi gezdi. Denizin akıntısı hakkında malumat aldı. İki sahil arasındaki mesafeyi ölçtürdü. Kalenin yapılacağı sahayı kendisi tayin ile hududunu tesbit ettirdi. Bundan sonra bir rivayete öre önce kıyıda, hisarın güney-doğu kösesindeki kule inşa edilerek malzeme ve çalışmaların selameti emniyete alınmıştır


    [​IMG]
     
  3. - Łєоиα.

    - Łєоиα. <img src="http://i.hizliresim.com/x9zyg5.gif" /></

    Katılım:
    27 Temmuz 2011
    Mesaj:
    36,429
    Alınan Beğeniler:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Turistik ve Tarihi merkezleri









    Beyoğlu

    Beyoğlu, İstanbul'un Avrupa yakasındadır. İstanbul'un ilk yerleşim yerlerinden biridir. Tarihte, "Karşı yaka" anlamına gelen "Pera" adıyla bilinmektedir. Beyoğlu sınırları içindeki Galata, Bizans döneminde daha çok Cenevizliler'in yaşadığı bir bölgeydi.
    Beyoğlu, 1924 yılında idari yapı içinde İstanbul'un bir ilçesi olarak yer almıştır. Cumhuriyet'in ilk yıllarında Beşiktaş ve Şişli'yi de idari olarak içinde barındıran Beyoğlu 1930 yılında Beşiktaş ilçesinin kurulması, ardında da diğer idari tasarruflar sonunda bugünkü durumuna gelmiştir. İlçe, kuzeyde Eyüp, Kağıthane, Şişli ve Beşiktaş'a, güneyde ise Fatih ve Eminönü ilçelerine komşudur. Beyoğlu'nun Boğaz'ın Anadolu yakasındaki komşusu ise Üsküdar'dır.





    Beyoğlu adının ortaya çıkışına ilişkin çeşitli rivayetler vardır. Bunlardan birisine göre; Beyoğlu adı, Fatih Sultan Mehmed zamanında Pontus prenslerinden Aleksios Komnenos’un islamiyeti kabul ederek burada oturmasından kaynaklanır. İkincisine göre ise; burada oturan Pontus prensi değil, Kanuni zamanındaki Venedik elçisi Andre Giritti’nin oğlu Luigi Giritti’dir. Türkler’in “Bey Oğlu” diye andıkları bu adam, elçinin bir Rum kadınla evlenmesinden dünyaya gelmiştir. Oturduğu konak da Taksim yakınında bir yerdedir. Diğer birine göre ise; Kanuni Sultan Süleyman döneminde burada oturan Venedik elçisine yazışmalarda Beyoğlu dendiği için bu semt de Beyoğlu adını almıştır.

    [​IMG]







    Tarihi çiçek pasajı
    [​IMG]









    Galatasaray lisesi kapısı (Galatasaray)

    [​IMG]











    İstanbulu 360 derece görebilen popüler mekan
    [​IMG]
     
  4. - Łєоиα.

    - Łєоиα. <img src="http://i.hizliresim.com/x9zyg5.gif" /></

    Katılım:
    27 Temmuz 2011
    Mesaj:
    36,429
    Alınan Beğeniler:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Eyüp


    Eyüp İstanbul Metropolitan Alanı’nın Batı yakasında, Çatalca Yarımada’sında yer almaktadır.İlçe doğuda Sarıyer, Şişli, Kağıthane, güneydoğuda Beyoğlu, güneyde Fatih ve Zeytinburnu, güneybatıda Bayrampaşa, batıda ve kuzeybatıda Gaziosmanpaşa ilçeleri ile çevrilidir. İlçe Haliç’in son bulduğu noktada başlayan, kuzeyde Karadeniz kıyılarına kadar uzanan 242 km2’lik geniş bir alana sahiptir. İlçe sınırları içinden Alibeyköy ve Kağıthane dereleri geçerek Haliç’e dökülmektedir. Arnavutköy ve İmrahor yörelerinin sularını alan Alibeyköy Deresi önce doğuya, sonra da güneye Haliç’e yönelmektedir. Yaklaşık 50 km uzunluğundaki derenin üzerinde Alibey Barajı mevcutdur. Eyüp tarihi merkezi Haliç doğal suyolu üzerinde bulunmaktadır.


    [​IMG]




    Pierre Loti

    [​IMG]




    Eyüpsultan türbesi

    [​IMG]
     
  5. birol19

    birol19 New Member

    Katılım:
    9 Ekim 2011
    Mesaj:
    69
    Alınan Beğeniler:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    sağol paylaşimin için
     

Bu Sayfayı Paylaş